Rutkay Aziz'den duymuştum. "Ankara mı İstanbul mu?" diye sorduklarında; "Yahya Kemal'in de dediği gibi Ankara'nın nesi güzel dediklerinde, İstanbul'a dönüşü diyorum..." cevabını veriyordu.
Aşk dedikleri de; sevilme, değer görme güdülerimiz peşinden yaptığımız, insandan insana olan yolculuklardan başka birşey olmasa gerek. insanlar müteharrik, yollar sabit.
Yolları sevmeden yolculuk etmeye çalışmaksa karabasandan başka bir şey değil. Murathan Mungan'dan bir alıntı. Belli ki yolları seven birinin itirafı.
bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum,
bildiğim ancak aşıkken var olduğum...
işte bu yüzden, benim için aşık olmak;
çoktandır hasretine katlandığım yokluğum.
'eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar
hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, '
demiş La Rochefoucauld
benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum...
Bir gerçek daha var ki o da; François la Rochefoucauld belli ki yolları sevmeyenlerden bahsetmiş burada. Attila İlhan'sa şöyle diyor Yalnızlığı Denemek şiirinde;
sevmek insanın yüreği kadar
küçükse büyüğünü taşıyamazsın
yalnızlığı da dene oldu olacak
nasıl yankılanır derinden derine
iyi midir kötü mü çıkaramazsın
Niye korkulur ki yalnızlıktan bu kadar. Evet yankılanıyor derinden derine ama iyi gibi sanki...
29 Ocak 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder